16 Ocak 2021 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 156.792
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 7.550
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 168
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 8.005
Genel Köşe Yazıları

Biz Canımız Atatürk’ün Çocuklarıyız

Öyle anlar yaşadık ki biz gerçekten Atatürk çocuklarıymışız dedik. Öyle vicdanlı, öyle dostane, sıcacık anlar yaşandı. Mucizeler yaşandı. Bir kez daha İzmir’imle gurur duydum

Biz Canımız Atatürk’ün Çocuklarıyız

Bamya tarlası

Çöken bina değil, hayat…..

Mahvettin bizi deprem

Mahvettin hayatımı,

Mahvettin umutlarımı,

Mahvettin çocukluğumu.

Mahvettin gençliğimi.

Mahvettin…

Yeniden yazdın kaderimi, yeniden.

Beni annesiz babasız yuvasız evsiz barksız bıraktın. Beni şimdi kimler kollar, kimler üzülür, kimler düşünür beni…

Maalesef son durum bu. Ta başa dönecek olursak durum bambaşka. Kim bilebilirdi bu acı sonların yaşanacağını, tüm ülkeyi yasa boğacağını, yeni kaderler çizileceğini.

Sisam neresi, Bayraklı Bornova neresi… Hepimiz düşündük bunu, neden diye… Kilometrelerce uzağımızda oluyor ve gidip Bornova’yı Bayraklı’yı vuruyor. Ve çok fena vurdu. Seferihisar’ı alt üst etmesi beklenir bir sonuç Sisam’a yakınlığı sebebiyle, ama Bornova ve Bayraklı inanılır gibi bir sonuç değil açıkçası. Önceleri de deprem oluyordu ama bu seferki gibi bir “yıkım” yaşamamıştık. Mesafe çok iyi güzel de neden oraları yıktı geçti?

Gölün üstüne, alüvyonun üstüne, bamya tarlasının üstüne binayı koyuyorsun, malzemeyi çalıyorsun, üst üste binaları yapıyorsun göreceğin ve olacağı budur, maalesef. Acı son. Film böyle bitmemeliydi. Bir filmde bile bazen acı sonları istemezken, buna dayanamazken gerçeğin ta kendisini yaşamak içler acısı. Çok üzgünüm hem de çok. Ama üzülmek nafile maalesef, sonuç 114 cansız beden… Bir sürü evcil ya da sokak hayvanı, bir sürü ev, bir sürü yıkılmış hayat.

Yapılacak olan eğitimli ve ahlaklı müteahhit yetiştirmek, insani duyguları olan müteahhit olacak. Amacı tamamen çok çok kazanmak olmayan müteahhit yetişecek hem de inşaat mühendisi olacak, inşaat işçisi değil. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı, bu kadar belirsiz, bu kadar içler acısı. İnşaatta çalışan herkesin müteahhit olmadığı, işini adamakıllı yapan vicdanlı insanların bu işi yaptığı bir toplum olmalıyız. Ayakları yere sağlam basan bir toplum olmalıyız. Birbirimizden şüphe ettiğimiz bir dünyada yaşamamalıyız. Çocuklarımız geleceğe güvenle bakmalı. Gelecek korkusu olmadan yaşamalıyız. Sistem öyle bir oturmalı ki, kimse bunu yıkamamalı. Hiçbir güç. Hiçbir yürek. Ama bu depremde öyle güzel şeylerde gördük örnek olacak, unutamayacağımız. Öyle anlar yaşadık ki biz gerçekten Atatürk çocuklarıymışız dedik. Öyle vicdanlı, öyle dostane, sıcacık anlar yaşandı. Mucizeler yaşandı. Bir kez daha İzmir’imle gurur duydum. Allah’ım ne büyüksün dedik hepimiz. Öyle bir an oldu ki ‘Allahu ekber, Allahu ekber’ nidaları yükseldi. Bunun adı Elif’ti, İdil’di, Ayda idi.. Ve nice can dostumuz kedimiz köpeğimizdi mucize olan. Hepimiz televizyon başında yerimizde duramadık, ağladık, yemedik, uyumadık, rüyalarımıza girdi. Kimimiz enkazda yardım elimizi uzattık. Kekimiz, böreğimiz, kazağımız, ceketimiz, battaniyemizle, odunumuzla, çorbamızla. Hepimiz oradaydık. Hepimiz dualar ediyorduk bir can, bir can daha diyerek. Ah bitmese keşke dedim arama kurtarma çalışmaları. Bitmesin, biri ya da bir hayvan canlı kurtarılabilir belki. Lütfen bitmesin dedim. Ama, bitti.5. Gün de hiçbir canlı dayanamazdı zaten susuzluğa. The End.

Orada çalışan herkese, ama herkese, sonsuz teşekkürler. Öyle bir yardımlaşmayı ben 1999 İstanbul-Yalova depreminde görmedim. Herkes muhteşem gönlünü verdi. Allah herkesten razı olsun. Kaymakamlık ve Karaburun Belediyemiz’e de ortak konumuz olan depremde tek bir kalp gibi çalıştı. Yürekten teşekkür ediyorum. Hepimiz adına. Allah bir daha göstermesin böyle acılar diyeceğim ama gerçekle, fay hattı gerçeğimizle yaşamayı öğrenmeliyiz. Çünkü biz deprem bölgesinde yaşıyoruz. Daha çok özen, eğitimli ve ahlaklı insanlar ve denetim kolları iyi çalıştığı sürece böyle bir daha canımız yanmaz.

Biz canımız Atatürk’ümüzün çocuklarıyız. Onun yürüdüğü yolda emin adımlarla yürüyüp şehrimizi, ülkemizi bir dünya ülkesi haline getireceğiz. Mustafa Kemal Atatürk ‘ü ilelelebet kalbimizde, beynimizde saklayıp onun açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içtik , 10 Kasım 1938… Ülkemizin kalbi durdu. Aradan 82 yıl geçti. O günkü üzüntüyü o zamanlarda yaşamamış olsam da o duyguyla yaşıyorum. Büyük adam, büyük düşünür, büyük asker, komutan, başkomutan, büyük devlet adamı Atam’ız saat 09.05 (dokuzu beş geçe) ‘e hayata gözlerini yumdu. Bütün dünya ağladı ölümüne. Hepimizi yasa boğdu ama ruhu, ilkeleri sonsuza dek bizle olacak. Ruhu şad olsun.

Ne mutlu Türk’üm diyene

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlkeli Tarafsız Dürüst Habercilik Anlayış

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL